Mahalleyi altı kartpostal ve uzun bir mektupla anlattık.






Sevgili okuyucu,
Buraya ilk geldiğimde beni şaşırtan şey genişlik oldu — geniş kaldırımlar, geniş balkonlar, denize doğru açılan geniş bir ufuk. Suadiye, 1890'larda bir demiryolu istasyonunun etrafında sayfiye köşkleri olarak doğdu; bugün o köklerin üzerine kurulmuş, üç kuşağın bir arada yaşadığı bir sahil mahallesi.
Sabahları sahil parkuru koşucularla, akşamları yürüyüşçülerle dolar. Bağdat Caddesi'nin vitrinleri gündüz canlı, ara sokaklar ise her zaman biraz daha sessiz, biraz daha yeşil. Fenerbahçe Parkı'nda çay bahçeleri, çınarların gölgesinde saatlerce oturulacak köşeler sunuyor.
Marmaray'ın Suadiye istasyonu sayesinde şehrin her noktasına kolayca ulaşılıyor; ama akşam eve dönünce, sanki şehirden çok uzaktaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Belki de Suadiye'yi özel kılan tam olarak bu — merkeze yakın ama ondan bağımsız bir ritim.
Kaydırarak mahalledeki evleri keşfedin



